Fatih Karadeniz Pidecisi

Fatih Karadeniz Pidecisi

Fatih Karadeniz Pidecisi

Tirebolu’lu Mehmet Yazıcı’nın 1957 yılında kurduğu Fatih Karadeniz Pidecisi pek çok kişiye göre İstanbul’un en iyi pidecisi.  Karadeniz bölgesinden temin edilen malzemelerin odun ateşinde pişirilmesiyle ortaya çıkan pidelerin lezzetinin ünü Türkiye sınırlarını bile aşmış. Bu yüzden sırf pide yemek için İstanbul’un değişik yerlerinden buraya gelenlerin yanında değişik ülkelerden gelen turistleri de görmek mümkün. Mekan turistlerin ilgisini çekse de sunulan lezzetler “turistik” değil. Burada bulacağınız şey bildiğiniz saf, doğru dürüst Karadeniz Pidesi. Bu girişten sonra ilk olarak mekana nasıl gideceğinizi tarif edeyim. Saraçhane’den Fatih’e doğru giderken sağ tarafınızda Fatih Anıtı Parkı’nı göreceksiniz. Onu geçin, İtfaiye Caddesi’ni de geçtikten sonra ilk sağ ve ilk sola döndüğünüzde Fatih Karadeniz Pidecisi’ni hemen sağ tarafta göreceksiniz. Yani yeri son derece kolay. Eğer dışarıda hava güzelse ve dışarıda yer varsa hemen oturun. Fazla ayak altı olmasın derseniz arka taraftaki dar merdivenlerden yukarı çıkabilir ve sakin bir ara sokağa bakan terasta da oturabilirsiniz. Tercih sizin.  Okumaya devam et

Siirt Şeref Büryan Salonu

Şeref Büryan Salonu

Şeref Büryan Salonu

Büryan ikiye bölünmüş bir kuzunun derin bir kuyuya asıldıktan sonra kapağının kapatılarak ağır ağır pişirilmesiyle yapılan bir kebaptır. Değişik yörelerde aynı tarzda pişirilen kebaplar olsa bile Büryan kebabı denilince akla genellikle Siirt gelir. Siirt’te bu işin çok sayıda erbabını bulmak elbette pek zor olmasa gerek. Ama İstanbul’da iyi bir büryan kebap yemek istiyorsanız adresiniz bellidir. Siirt Şeref Büryan Kebap Salonu. Zamanında şimdiki yerine çok yakın ufak bir dükkanda hizmet veren Şeref Büryan artık Fatih İtfaiye Caddesi’nde 5 katlı büyük bir mekana geçmiş. Tarihi 1892’ye kadar dayanan Şeref Büryan büyümesine rağmen kalitesini korumayı ise başarmış. Şeref ‘e bir Cumartesi günü gittim. Vaktim geçmesini beklerken kasaplar ve yöresel ürünler satan dükkanlarla dolu İtfaiye Caddesi’ni turladım. İstanbul’un herhangi bir yerindeki kasaplarda görebileceğiniz fiyatların neredeyse yarısına et satan kasaplar ilk anda ilgimi çekse de buradan et alma fikrini kısa sürede kafamdan attım. Zira et şakaya gelmeyecek bir ürün. Boşuna “Ucuz etin yahnisi” diye bir lafımız yoktur herhalde. Okumaya devam et