Köfteci Ramiz

köfteci ramiz

Köfteci Ramiz

Köfteci Ramiz, İstanbul-İzmir arasında seyahat edenlerin anlata anlata bitiremedikleri bir mekandı. Köfteleri muhteşemdi. Her tatil gidişi ve dönüşü mutlaka uğranılan bir mekandı. Ramiz ağızdan ağıza yayılarak o kadar ilgi gördü, o kadar meşhur oldu ki zincirleşmeye karar verdi. Bir çok yerde şubeler açtı. Ben ve fahri halk gurmesi arkadaşım Sinan bu şubelerin Kadıköy, Altıyol’da olanındaydık.  Öğlen saatleri olduğu için kalabalık olan mekanın 3. katında, cam kenarında bir yer bulduktan sonra siparişlerimizi verdik. Önden gelen çorba lezzetliydi. İş günü olması nedeniyle tercih ettiğimiz soğansız piyaz lezzetli ama tuzsuzdu. Fazla tuzlu yemek sevmeyenler veya tuz kullanamayanlar için gayet hoş olabilecek bu durumu biz de fazla kafamıza takmadık. Tuzumuz kendimiz ekip, piyazımızı yedik.

Peki ya köfteler? Öyle ya. Köfteciye gidip, piyaz yedikten sonra kalkacak halimiz yoktu ya. Bir porsiyonda 6 adet gelen köfteler bana göre gayet lezzetliydi. Yanındaki acı sosun da desteğiyle altısı da teker teker midemdeki yerlerini aldılar. Köftenin yanında gelen 2 adet yuvarlak dilim şeklindeki domates biraz da olsa mangal görse çok daha güzel olacaktı ama kısmet değilmiş. Köftelerin altına döşenmiş olan pideler ise tıpkı piyazda olduğu gibi tuzsuzdu. Ancak bu sefer bunun sağlık kaygısıyla yapıldığını söylemek pek mümkün değildi zira son derece yağlılardı. Tabii bu bizi durdurmadı. Özellikle de o gün check-up’tan çıkıp geldiği için aç olan ve de son bir kaç günün sağlıklı beslenme trendinin acısını çıkartmaya and içmiş Sinan’ı.  Köfteci Ramiz’de yolunda gitmeyen tek şey istemediğimizi belirttiğimiz halde “İstemiştiniz” denilerek masaya getirilen ve bizim de kibarlıktan reddetmediğimiz duble patates kızartmasıydı. Bu ufak yanlışlık midemizin fazla dolmasına ve Ramiz’in 2 porsiyon tatlı satma fırsatını kaçırmasına maloldu. Netice olarak 2 porsiyon köfte, 1 kola, 1 su, 1 porsiyon piyaz ve duble patatese toplamda 35,50TL ödeyerek mekandan ayrıldık. İzmir-İstanbul yolu üzerinde, Akhisar’daki zamanından hatırlayanlar “Ramiz çok bozdu” deseler de yediğimiz yemeğin lezzetinden dolayı bir pişmanlık yaşamadık.  Yediklerimizi eritmek için yürürken, “Eskiden olsa bunun üzerine birer porsiyon daha yerdik, yaşlanıyoruz.”  diye hayıflanmayı da ihmal etmedik.

Köfteci Ramiz” üzerine 1 düşünce

  1. Sevgili gurme kardeşim. Ayrıca duble patatesin ısrarla bize sunulma sebebini yanılmıyorsam 5,5 Tl olan fiyatına da bağlamıştık. Keza patates duble miydi? Belki de değildi. Kim bilebilir?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir