Hacı Şükrü, Konya

Fırın kebabı

Fırın kebabı

Hacı Şükrü Konya’nın geleneksel lezzetlerinden biri olan fırın kebabını 100 yıldan uzun süredir müşterilerine sunan harika bir kebapçı. Fırın kebabı koyun etinden yapılıyor. Etler büyük bakır leğenlerde, içinde meşe odunu yanan taş fırınlarda pişiriliyor. Pişirme süresi erkek koyunlar için 4-4,5 saat, dişiler için 6-7 saat. Bu süre boyunca önce kendi suyuyla pişen, suyunu çektikten sonra ise yine kendi yağıyla kızaran etler kelimenin tam anlamıyla lokum gibi oluyor. Fırına giren 3 kilo çiğ et, dışarı 1 kilo kebap olarak çıkıyor. Kebabın yumuşak ve yağlı olması için ön kol ve kaburga kısımlarından elde edilen etler kullanılıyor. Okumaya devam et

Bolu Lokantası, Konya

Etli ekmek

Etli ekmek

Eğer yemek için yaşayanlardansanız Konya denilince Mevlana’dan sonra aklınıza gelen ilk şey elbette etli ekmek olacaktır. Etli ekmek Konya’nın en çok bilinen yemeklerinden biri. Etli ekmek satır kıymasıyla yapılan bir tür kıymalı pide. Son zamanlarda her yerde etli ekmek yapan pideciler çıkmaya başladı. Bazıları hakikaten gerçek etli ekmek yapıyor, bazıları ise kıymalı pide. Bolu Lokantası ise bu nadide yemeğin en hasını yapan müesseselerden biri. Gerek Konya’ya gitmeden önce, gerekse Konya’da “Nerede etli ekmek yiyelim?” sorusuna büyük çoğunluk “Bolu Lokantası” diye cevap verdi. Lokantanın kapısına varınca pek çok kişinin görüşünün bu yönde olduğunu fark ettik. Eti ekmek yemek isteyenler kapıda sıra bekliyordu. Bolu Lokantası Karatay’da -yani Mevlana Müzesi‘nden yürüme mesafesinde ufak, gösterişsiz bir mekan. Alt katta 7-8 masa, bir kaç masa da asma katta o kadar. Rağbet ise bayağı yüksek. O yüzden buraya giderken biraz sıra beklemeyi göze almanız gerekiyor. Okumaya devam et

Metet Közde Döner

Metet Döner

Metet Döner

Metet Közde Döner, Kuzguncuk

Kuzguncuk geçmişten bu yana Boğaz’ın en mutena ve kendine özgü köylerinden biri olagelmiştir. Cami, kilise, sinagogun birbirine komşuluk etmesiyle hoşgörüyü; bağıyla, bostanıyla yeşili ve huzuru; köşkleri, yalılarıyla tarihi; mahalle dokusunu korumasıyla komşuluğu ve samimiyeti bünyesinde toplamayı başarmış bir semttir. 80’li yılların efsane TV dizisi “Perihan Abla” ile dikkati çeken ve bu niteliklerini tanıtan semt, daha sonra da popülaritesini bir miktar sürdürmüştür. Son yıllarda da hissedilebilir bir dönüşüm geçirmekte. Butik kafeler, lokantalar, “şokolatiye”ler, “vintage” dükkanlar semtin eski esnafıyla birlikte uyum içinde çalışmakta. Üsküdar merkezden sonra ilk Boğaz köyü olması nedeniyle kolay ulaşılabilmesi ve sakinliği ile özellikle hafta sonu ziyaretçilerini kendine çekmekte. Okumaya devam et

Meşhur Fetih İşkembe Salonu, Balat

İşkembe çorbası

İşkembe çorbası

Balat İstanbul’un en eski semtlerinden biridir. Tarih kokan bu semtin sokakları özellikle hafta sonlarında amatör fotoğrafçılarla dolar. Gezilir, dolaşılır sonra karınlar acıkır. Ne yesek sorusunun en lezzetli cevaplarından biri de Meşhur Fetih İşkembe Salonu‘dur. İşkembe çorbası, tuzlama, paça, damardan tuzlama, kokoreç, kelle derken sakatat düşkünü biriyseniz hangisi söyleyeceğinizi şaşırıyorsunuz. 1973 yılında Hacı Mehmet Çelik’in açtığı Meşhur Fetih İşkembe Salonu bugün oğulları tarafından işletiliyor. Servis sabah 7’de başlıyor ve akşam 22’ye kadar devam ediyor. Okumaya devam et

Tarihi Eyüp Sultan Güveççisi, Eyüp

eyup guveci

Eyüp Sultan yüzyıllardan beri deyim yerindeyse İstanbul’un dini merkezidir. Semtin sokakları Eyüp Sultan Camii‘ni ve türbesini ziyaret etmek için İstanbul’un, hatta ülkenin her tarafından gelen ziyaretçilerle doludur. Bu kadar insanın olduğu yerde olmazsa olmazlardan biri de elbette yeme içme mekanlarıdır. Meydanın etrafındaki onlarca lokanta, cafe, tatlıcı, fırının arasında dolaşırken gözünüze bir de güveççiler çarpar. Ancak bunların vitrinlerine baktığınızda gördüğünüz bildiğiniz toprak kaplardaki güveç değil, kır pidesine benzeyen bir şey olur. İşte o kır pidesi benzeri şeyler meşhur Eyüp güvecidir. Tarihi Eyüp Sultan Güveççisi Eyüp’te bu işi yapanların içinde en meşhuru. Dedeleri işe 1958 yılında bir tezgahla başlamış. Bugün 3. nesil görev başında.  Okumaya devam et

Çağlayan Izgara Adapazarı

Arnavut ciğeri

Arnavut ciğeri

Sinan Bali yazdı

Adapazarı’nda benzersiz Arnavutciğeri ziyafeti

Anadolu’nun yemek konusunda ne kadar zengin olduğunu tartışmaya gerek yok. Her ilde, her yörede eşsiz lezzetlere rastlamak mümkün. Adapazarı da hem İstanbul’a yakınlığı ile hem de farklı kültürlerin mutfaklarını bir arada bulundurmasıyla vazgeçilmez bir lezzet noktası olarak öne çıkıyor. Adapazarı’nın ıslama köftesi malum. Bu yemeğin en leziz sunumlarından birini yapan mekanı daha öne Halk Gurmesi sayfalarına taşımıştık. Bu kez de Adapazarı’nda başka bir esnaf lokantasının farklı bir lezzetini keşfedelim dedik ve Arnavut ciğerinin methini duyduğumuz Çağlayan Izgara’yı ziyaret ettik. Okumaya devam et

The New Yorker Pizza, Teşvikiye

The New Yorker Pizza

The New Yorker Pizza

İstanbul’un gözde semtlerinden Teşvikiye son zamanlarda birbiri ardına açılan mekanlarla gündeme geliyor. Gün geçmiyor ki semtin sessiz sakin, dar sokaklarından birinde yeni bir kafe, hamburgerci, bar ya da 3. dalga kahveci açılmasın. Bunların arasından farklı konseptiyle sıyrılan isimlerden biri The New Yorker Pizza. 1 yıl önce açılan The New Yorker Pizza Teşvikiye’de ender bulunan bir şey sunuyor. O da hesaplı ve kaliteli yemek. Bunu nasıl yapıyor mu dediniz? Çok basit. Dilim pizza satarak. Uzun yıllar Kanada’da yaşayan Ali Rıza Bey’in Türkiye’ye dönünce hayata geçirdiği konsept son derece etkili. Okumaya devam et

Paçacı Hikmet, Bostancı

kuzu tandır - paçacı hikmet- tandır

Kuzu tandır

Paçacı Hikmet Bostancı’da Diyarbakır yemekleriyle meşhur bir lokanta. Adından da anlaşılacağı gibi en iddalı oldukları yemekleri kelle paça çorbası. Neredeyse her gelen menüye bile bakmadan önden bir kelle paça çorbası siparişi veriyor. Biz de aynısını yapıyoruz. Daha yerimize oturur oturmaz çorbalarımızı söylüyoruz. Tabii ki buraya gelip de bir çorba içip kalmak olmaz. Zaten mekana girince gördüğünüz tezgahtaki yemekler de buna pek imkan tanımıyor. Gerek Diyarbakır yöresinin gerekse diğer yörelerin yemekleri kendilerini tatmanız için gözünüzün içine bakıyor. Mumbar dolması, sac tava, tandır, ayvalı kavurma, kaburga dolması, güveç, kuzu gerdan, et haşlama, tas kebap, aşçı yemeği, köfteler derken insan hangisini seçeceğini şaşırıyor. Paçacı Hikmet Usta’nın menüsü bir esnaf lokantasına yakışır şekilde günlük olarak değişiyor. Bu sayede her gittiğinizde farklı bir yemek, farklı bir lezzetle karşılaşabiliyorsunuz. Okumaya devam et

Midilli, Yunanistan

Molyvos

Molyvos

Midilli adası vize almanın kolaylığı (kapıda vize hizmeti) ve kıyılarımıza yakınlığı sayesinde kolayca ziyaret edilebilen bir Yunan adası. Ayvalık’tan kalkan Turyol ve Jale Tur’a ait Midilli adası feribotları yaklaşık 1 saatlik bir yolculukla adaya ulaşıyor. Bireysel olarak kolayca gidebileceğiniz gibi Midilli turu düzenleyen bir çok firma da bulunmakta. Bu özellikleri sayesinde de son yıllarda Türk turistlerin gözdesi haline gelmiş durumda. Bu yazıda Midilli‘deki onlarca mekan arasından ziyaret etme şansı bulduğum birkaç mekanı kısa kısa tanıtmaya ve Midilli’de ne yenir sorusuna cevap vermeye çalışacağım. Okumaya devam et

Şeyhmuz Kebap

 

Şeyhmus kebap

Şeyhmuz kebap

Damak tadıyla ve mekan seçimiyle ilgili doğru olduğuna inandığım bir kural vardır. “Esnaf yanılmaz”. Eğer esnaf bir yeri tuttuysa orası çok büyük ihtimalle iyidir. Tıpkı Şeyhmuz Kebap gibi. İstanbul’un en turistik mekanlarından Kapalıçarşı’nın hemen yakınındaki Şeyhmus Kebap 1975’den beri hizmet veriyor. Şeyhmuz’a bir Cumartesi günü öğle saatlerinde gittik. Dışarıdaki masalar tamamen doluydu. Biz de içeride boş kalan son masaya kurulduk ve siparişimizi verdik. Birer porsiyon Şehmuz kebap, kuzu şiş ve Mardin kebap. Güveçte gelen bulgur pilavını, yoğurdu ve ezmeyi de ihmal etmedik elbette. Ama ilk olarak birer tane lahmacun söyledik. Gelen lahmacunlar son 4-5 gündür lahmacun diye kıvranan bünyeme ilaç gibi geldi. Satır kıymasından yapılan harcı ve ince hamuruyla son zamanlarda yediğim en lezzetli lahmacunlardan biriydi. Okumaya devam et